Nalbur Kimdir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış
İstanbul’un kalabalık sokaklarında yürürken, her an birine çarpma ihtimaliniz var. Bir yanda inşaat işleri yapan işçiler, diğer yanda evlerine giden insanlar. Bir de bu kaotik manzaranın içinde, tam köşe başında, elinde tornavida ya da başka bir aletle duran bir nalbur var. Sokakta, toplu taşımada, bir kafede, her an denk gelebileceğiniz biri: Nalbur. Ama gerçekten kimdir bu insan? Hangi toplumsal rolleri, kalıpları ve mücadeleleri taşır?
Bugün, nalbur mesleğini sadece bir işin ötesinde, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden inceleyeceğiz. Bu meslek, yalnızca bir dükkanın ya da ürünün ötesinde bir yer tutuyor; aynı zamanda toplumsal normlar ve geleneklerle şekillenen bir alan. Hem bir gözlemci olarak hem de toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çalışan biri olarak, sokakta gördüğüm sahnelerden yola çıkarak bu soruyu daha derinlemesine ele alacağım.
Toplumsal Cinsiyet ve Nalbur: Kadınların ve Erkeklerin İhtiyaçları
Bir gün, işe giderken İstanbul’un o kalabalık sokağında bir nalbur dükkanının önünden geçiyorum. Her zaman olduğu gibi, dükkanın içinden ağır kokular geliyor; çeşitli boyalar, aletler, inşaat malzemeleri ve daha fazlası. Bu sırada, bir kadının dükkana girdiğini görüyorum. Hemen fark ediyorum çünkü genelde nalbur dükkanlarında kadın görmek alışılmadık bir şey. Kadınların çoğu ya bu tür dükkanlara girmekten çekinir ya da bu tür işlerin tamamen erkeklere ait olduğuna inanır. Kadınların inşaat malzemeleri veya nalburiye ile ilgilenmesi hala çok yaygın değil.
Kadınların nalbur mesleğine olan ilgisizliği, aslında toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanıyor. Erkekler genellikle bu tür işleri üstleniyor çünkü geleneksel olarak erkeklerin “güçlü” ve “teknik” olmaları bekleniyor. Birçok kadının toplumsal olarak, daha “duygusal” ve “güzellik odaklı” işlerde yer alması gerektiği algısı var. Erkeklerin ise bu tür fiziksel ve teknik işlere yönelmesi daha kabul ediliyor. Ancak, tam da bu sebeple, kadınların nalbur gibi mesleklerde yer alması, bu kalıpları kırmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamak için önemli bir adım olabilir.
Çeşitlilik ve Nalbur: Farklı Toplumsal Gruplar
Çeşitlilik, toplumsal yapılarımızın çok önemli bir parçası. İstanbul gibi büyük bir şehirde, farklı etnik kökenlerden, sosyo-ekonomik statülerden ve yaş gruplarından insanlar bir arada yaşıyor. Nalbur, hem bir işyeri hem de sosyal bir alan olarak, çeşitliliğin çok belirgin olduğu yerlerden biridir. Sokakta her yaştan insan, her türlü toplumsal geçmişten gelen kişiler nalbur dükkanlarının önünden geçer.
Bir gün, sabah işe gitmek için tramvaya binerken, yaşlıca bir adamın yanımda durduğunu fark ettim. Onunla kısa bir sohbet ettik ve bana “Nalbur lazım, hemen şu köşeye giderim” dedi. Yaşlı adamın, işlerini yaparken nalbur dükkanlarına gitme alışkanlığı, aslında geleneksel değerlerin ve sosyo-ekonomik düzeyin bir yansımasıydı. Çeşitli yaş gruplarından insanların, aynı dükkanlardan alışveriş yapması, toplumsal çeşitliliğin bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.
Bunun yanında, gençlerin ve şehirli bireylerin nalbur mesleğine bakışı farklı. Genellikle, büyük şehirlerde yaşayan gençler bu meslekle daha az ilgileniyor. Teknolojik cihazlar ve kolay ulaşılabilir internet çözümleri, bu işi eskisi kadar “gerekli” kılmıyor. Ancak, yine de sokakta gördüğümüz nalbur dükkanları, küçük bir mahallede yaşayan insanlara ve toplumun alt sınıflarına hitap eden önemli sosyal alanlar olmaya devam ediyor. Çeşitliliği anlayabilmek için, her farklı grubun bu mesleği farklı bir perspektiften algıladığını göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Sosyal Adalet ve Nalbur: Mesleğin Evrimi
Sosyal adalet açısından baktığımızda, nalbur mesleği sadece teknik bilgiye dayalı bir işten ibaret değildir. Aynı zamanda bir toplumun adalet anlayışını ve güç dinamiklerini de yansıtır. Mesela, bir nalbur dükkanında çalışma saatleri genellikle uzundur, çalışanlar ise çoğu zaman düşük maaşlarla geçinmeye çalışırlar. Yani, bu meslek de büyük ölçüde işçi sınıfına ait bir meslek olarak kalmaktadır.
Birçok nalbur, genellikle küçük işletmelerde çalışan insanlar olduğu için, büyük markaların ve zincirlerin, küçük esnafı nasıl etkilediğini de gözlemliyoruz. Büyük yapı marketlerinin varlığı, küçük nalbur dükkanlarının kapanmasına yol açabiliyor. Bu durum, toplumsal eşitsizlikleri ve gelir uçurumlarını daha da derinleştiriyor. İşte burada sosyal adalet devreye giriyor. Eğer daha adil bir toplum yaratmak istiyorsak, küçük esnafı ve işçi sınıfını destekleyecek politikaların oluşturulması önemli bir mesele haline geliyor.
Nalbur Kimdir? Sonuç
Sonuç olarak, nalbur mesleği, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından önemli bir yer tutuyor. Her ne kadar bu meslek çoğu zaman erkeklerin işine indirgenmiş olsa da, toplumsal yapılar değiştikçe ve çeşitlilik arttıkça, kadınların ve farklı grupların da bu alandaki yerini alması gerekiyor. Her bireyin eşit fırsatlar elde edebileceği bir toplumda, nalbur gibi mesleklerin de daha adil bir şekilde temsil edilmesi önemlidir.
Sokaklarda, toplu taşımada ya da mahalle aralarındaki o küçük dükkanlarda, tüm bu sosyal dinamikleri görmek, aslında çok şey anlatıyor. Nalbur, sadece bir meslek değil; bir toplumun nasıl işlediğini, güç ve eşitlik ilişkilerinin nasıl şekillendiğini de gözler önüne seriyor.